[Flash 9 is required to listen to audio.]

“inanmak düşünmekten kolay, bu yüzden düşünenden çok inanan var.”

 
[Flash 9 is required to listen to audio.]

onur’a öpücüklerimle

 10 Aralık insan hakları günümüz kutlu olsun!

10 Aralık insan hakları günümüz kutlu olsun!

[Flash 9 is required to listen to audio.]

dinleyip hatırlayalım istedim

Devlet Bahçeli neyin kafasını yaşıyorsun kuzum?

Bahçeli: Vicdani ret yakışıksız ve densiz bir teklif

Atarlı Ulusalcılar Vol.2

Şimdi siz bana her sene aynı şeylerin yapıldığı sıkıcı, tekdüze, yıllardır gitmediğiniz ve ilkokuldayken stadlarda saçma sapan hareketleri yapmamak için birsürü bahane ürettiğiniz bayram kutlamalarının kaldırıldığı için üzgün olduğunuzu mu söylüyorsunuz?

Televizyonlarda geçit törenlerinde tankları, stadlarda ağlamaklı şiir okuyan bir çocuğu izlemeyediğinizi ve balkonunuza bayrak asmak için Cumhuriyet bayramını beklediğinizi mi söylüyorsunuz?

Daha 5 gün önce ülkenizin topraklarında deprem olduğunu, an itibariyle 575 ölünün olduğunu unutup Cumhuriyet resepsiyonları verilip kutlamalar yapılsın mı istiyorsunuz?

Siz nasıl bir kafayı yaşıyorsunuz?

Yurtiçi Kargo, Van için hazırlanan kolileri ücretsiz olarak nakliye ediyor. Ayrıca ağırlık sınırlaması yok ve içiniz rahat etsin diye size fatura kesip kargo gönderi kodu veriyorlar, internet sitesinden kargonun iletilme durumunu kontrol edebiliyorsunuz. 2 hafta önce bir kargo yüzünden kavga ettiğim Yurtiçi Kargoyu bugün tebrik ediyorum, zira diğer kargo şirketlerinden birisi Van’a gönderilecek yardım kolileri için sadece %40 indirim yapabileceğini belirtti.

Geçmiş Olsun Hakan Hocam

Geçen Şubat’da olan olaydan yeni haberim oldu bu yüzden hem üzgünüm hemde şaşkınım. Özetlemek gerekirse Ankara’da sokakta kocasından dayak yiyen bir kadını kurtarmak isteyen Hakan hoca ve arkadaşı çıkan kavga sonucu dayak yemiş, o yetmezmiş gibi suçlanmış ve hapis cezası almıştır.

Hakan Mertcan’dan iki dönem Anayasa Hukuku dersi almıştım, benim için büyük bir şans ve dönüm noktasıydı o iki ders. O sıralar atarlı bir kemalistken gaza gelmiş düşüncelerimi olgunlukla dinleyip sükunetle kendi fikirlerini anlatıyordu, tartışmak için uzun zamanlarımız oldu. Türban yasağı, azınlıklar, anayasaların eksikleri konusunda fikirleriyle beni yetiştirmiş, sevdiğim ender hocalardan birisidir. “Anayasanın değişmez ilk 3 maddesini nasıl değiştirebilirsiniz?” sorusuna “İlk 3 maddenin değiştirilmesini engelleyen 4.maddeyi değiştirerek” cevabımla hocadan aldığım övgüyü hiç unutmuyorum, benim için büyük bir onurdu.

Verilen karardan dolayı yaşadığı hayal kırıklığı ve yaralanmasına rağmen Hakan Mertcan’ın mertliğinden hiçbirşey kaybetmeyeceğini bilmek sevindirici çünkü onu tanıyorum. İyileşinde gelecek olsun hocam!

Ben Yaşamıyorsam,Ben Ölüyorsam,Bu Vatan Sağolmayacak!

2 gündür Uğur Kantar’ın neden öldüğünü soruyorum, vatan sağolsun diye mi? Sanmıyorum, bu sabah facebook’ta izlediğim bir video da cevabı buldum; “hiçbir ölümden gurur duymuyoruz, vatan sağolmasın, ben yaşamıyorsam ben ölüyorsam bu vatan sağolmasın, ben ölüyorum…” böyle ağıt yakıyordu bir şehit yakını. 30 yıldır düzenli bir şekilde insanların öldüğü bir savaşta artık insanların sömürebileceğiniz milliyet duyguları kalmayabiliyormuş. Her ölüm haberinden sonra, cenaze evine veya namazın kılınacağı camiye yönelen kameraların kayıtları, ölen insanın annesinin “vatan sağolsun!” demesiyle bitiyordu ve haberin uzunluğu sadece ölen insanların ne kadar fazla olduğuna bağlıydı.
- Anne veya baba “vatan sağolsun!” dedi mi?
- Dediler.
- Tamam o zaman kayıdı kesin, bir fotoğraflarını ve “vatan sağolsun” kısmını cımbızlayın akşam haberine hazır edelim.

Böyle bir diyalog geçtiğini düşünsenize, böylece savaşın mağdurları yenilmiş görünmeyecek ve diğer askere gitmemiş milyonlarca çocuk ve annesini yüreklendirmiş olacak. Yapmayın! Devletin en temel görevi vatandaşının yaşama hakkını korumaktır, kendi sınırları içinde süren anlamsız bir çatışmaya kurban etmek değildir. Yaşamın değeri devletten önemlidir o yüzden sevdiğiniz bir insanın değerini o öldükten sonra düşürmeyin.

 Askere alınan insanlara neden “eline silah almak istiyor musun?” “Bir savaşa girip birini öldürmeyi istiyormusun veya ölmeyi göze alabiliyor musun?” diye sorulmuyor aslında bu sorular sorulsa büyük bir çoğunluk “evet istiyorum” diyebilecektir çünkü çevren seninle öyle bir gurur duymaya hazırlanmıştır ki vazgeçemeyebilirsin. Sen asker olacaksındır, vatanı savunacaksındır ve döndüğünde ise büyümüş olgunlaşmış bir erkek olacaksındır.

Peki zorunlu olarak askere alınan Uğur Kantar’a sorsaydık bu soruları? Hatırlamıyorsanız eğer hatırlatmak isterim. Çukurca saldırısında ölen 24 askerden bir hafta önce ölen bir asker Uğur Kantar. Facebook milliyetçilerini Uğur Kantar için neden bir anda profil fotolarını karartmadılar, Türk bayraklarıyla donatmadılar neden canlı yayında saçma bir adamın Taraf gazetesini yırtma şovunu paylaşmadılar, neden Terörü lanetleme misyonlarını gerçekleştirmediler? Çünkü Uğur Kantar tek başına öldü ve önemlisi o vatanı savunurken ölmedi, kendi  görev arkadaşları ve komutanları öldürdü hemde işkence ederek. Suçu ise içtimaya geç kalmak, cezası 7 gün hapis cezası. İtiraz hakkı olmadan ve yargılanmadan. 7 gün boyunca susuz bırakıldı, hakaret edildi ve dayak yedi. Öldü!. Ailesinin vatani görevini yapsın diye yolladığı askerlikte öldürüldü. Cenazesinde “Uğur’u devlet öldürdü” haykırışı duyuldu diye okudum bugün bir yerde ve bunun üzerine silahlanmış bir grup insan Uğur Kantar’ın cenaze evine gidip “vatan sağolmasın” diyen ailesini dövdü.

Milliyetçilik nasıl bir hastalık ki, ilk önce vicdanları yok ediyor. 2 gündür bu yazıyı nasıl yazacağımı düşünürken bugün Van’da yaşanan deprem beni tetikledi. 7.2 büyüklüğünde deprem hiç tahmin edemeyeceğim bir şekilde bazı insanları sevindirdiğini gördüm ciddi söylüyorum bir doğal afetin yarattığı acıya sevinen insanlar gördüm bugün.

-allahın sopası yok , beter olun
-allah diyarbakıra da nasip eder inşallah
-ne diyeyim ilahi adalet işte
-allah cezanızı verdi, başka söze gerek yok

17 Ağustos depremini unutan bu zihniyetin nefreti o kadar büyük ve  çoşkun ki yıkıcı bir doğal afeti, kinini kusmak için alet ediyor. Evlerinde Pazar gününü geçirirken ölen onlarca masum insana sevinen insanların yaşadığı çevreyi, ailesini,öğretmenini,arkadaşlarını  merak ediyorum. Bilgisayar başına geçip umarsızca yazdığı bu nefret söylemlerini nasıl bir beyin üretiyor merak ediyorum.  Kimseyi incitmemek için her yazdığımı defalarca okuduğum yetmezmiş gibi bir de yayımlamadan önce Gözde’ye gönderirken insanlar birbirlerine nasıl bu kadar rahat ölüm dileklerinde bulunabiliyorlar? Tsunami felaketi sonrası Haiti’ye üzülen ve yardım eden insanların kendi topraklarında yılları paylaşmış, savaşa girmiş, dünür olmuş halka nasıl böyle beddualarda bulunabiliyorlar?

“Yurtseverlik,  abes nedenlerle öldürmek ve ölmeye razı olmaktır”

Askerlerin yaşadığı hakaret, onur kırıcı davranışlar ve kötü muameleler için;

http://www.askerhaklari.com/

http://askerleranlatiyor.blogspot.com/